Cumartesi , 20 Ekim 2018
Son Haberler

Haramlar Hafıza Kaybına Neden Oluyor

Yazar Erdoğan Akdemir tarafından kaleme alınan ve ”Haramlar Hafıza Kaybına Neden Oluyor” başlığıyla Nur Dergisinde yayınlanan yazıda oldukça dikkat çekici ifadelere yer verildi.

Yazar Erdoğan, yazısında harama bakmanın unutkanlığa ve hafıza zayıflığına neden olduğunu ifade ederek, Bediüzzaman hazretlerinin ifadeleri ile süslendiği yazısı şu şekilde:

Maddi ve manevi sıkıntılarımızın çoğalmasındaki en önemli neden haramla olan irtibatımızdır. Adeta haramlarla içiçe yaşıyoruz. Kadınların açık saçıklıkta yarış ettiği günümüzde erkeklerin gözlerini koruyamaması, hazır gıdaların onlarca katkı maddesinden yapılması, et ve süt ürünlerinin hileli yöntemlerle üretilmesi insan bünyesinin haramla dolmasına neden oluyor. Haram beslendikçe ve haram görüntüde bulunmak ve bunlara bakmakla maddi ve manevi tahribata maruz kalıyoruz.

Üstad Hazretlerine Risale-i Nur talebelerinden bir genç hafız, pek çok adamların dedikleri gibi dedi :

“Bende unutkanlık hastalığı tezayüd ediyor, ne yapayım ?”

Ben de dedim :

Mümkün oldukça namahreme nazar etme. Çünkü rivayet var. İmam-ı Şafii’nin (r.a) dediği gibi, “Haram-ı nazar, nisyan verir.”

Evet, ehl-i İslam’da, nazar-ı haram ziyadeleştikçe, hevesat-ı nefsaniye (Nefsin hevesleri, arzu ve istekleri)heyecana gelip, vücudunda su-i istimalatla israfa girer. Haftada bir kaç defa gusle mecbur olur. Ondan, tıbben kuvve-i hafizasına zaaf gelir. Evet, bu asırda açık şaçıklık  yüzünden, hususan bu memaliki harrede o su-i istimalat(kötüye kullanmalar), umumi bir unutkanlık hastalığını netice vermeye başlıyor.

Herkes, cüz’i, külli o şekvadadır. İşte, bu umumi hastalığın tezayüdüyle, hadis-i şerifin verdiği müthiş bir haberin teviili ucunda görünüyor.

Ferman etmiş ki :

“Ahirzamanda, hafızların göğüsünden Kur’an nez’ ediliyor, çıkıyor, unutuluyor.”

Demek bu hastalık dehşetlenecek hıfz-ı Kur’an’a bu su-i nazara bazılarıda set çekilecek; o hadisin tevilini gösterecek.

La ya’lemü’l-gaybe illallah (Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez). (Kastamonu Lahikası)

Üstad Bediüzzaman Said Nursi  hazretleri gençliğinde de  ihtiyarlığında da hiç bir kadına – kıza bakmamıştır.

Çünkü, ilmin izzetini muhafaza etmek için harama nazar etmedim diyor. Değilse 90 cilt kitap ezberinde kalır mıydı?

İslami ilimler alanında Osmanlının son dönem şahsiyetlerinden Mahir İz Hoca Efendiye (1895-1974) bir gün, “Hocam! Şu cevabı vermiş:

“Oğlum biz Osmanlı ilk mektebine gittik. Bize ilk gün yolda nasıl yürünür, bunun kaidesini öğrettiler. Göz, ayağın ucunda olacak yürürken! Hep önümüze bakardık. Sizler boyuna etrafınıza bakıyorsunuz. Sizde hafıza olmaz. Günahı göz işlerse de, belasını gönül çeker. Gözler bakar, gönül rahatsız olur ve hafıza zayıflar.”

Mahir İz hoca merhum, maaşının her ay zekatını veren  ve öğrencilerine tavsiye eden ender insanlardandır.

Beş yıl öncesine kadar, babalarının, kardeşlerinin, çocuklarının yanında giyinmekten ar ettikleri dar, ince ve kısa kıyafetlerle (mesela tayt) başları örtülü müslüman kadınlar ve kızlarda caddelerde sokaklarda  pervasızca  utanmadan gezip dolaşma cüretini göstermektedirler.

Bu ahlaki çürümedeki sebeplerden biri de insanların boğazından geçen lokmaların ne kadarı haram acaba düşünmeden edemiyorum.

Bunun çaresi de İmanları güçlendirip kuvvetlendirerek yenileyen Risale-i Nur eserlerini çok okumamız  ve okutmamız gerekiyor.

İslam’ın bütün emir ve yasakları, iki dünyada mutluluğun kazanılması içindir. Bu emir ve yasakların sahibi Allah’tır. Bu yasakları; biz müminleri  düşünerek, bizim iyiliğimizi murad ederek koymuştur. Bu nedenle Allah’a isyan ederek, emirlerini çiğneyerek mutlu olmak mümkün değildir. Bunlardan bir kısmını yerine getirip bir kısmını da ihmal edemeyiz. Çünkü İslam, akaidiyle, ibadetiyle ve ahlakıyla bir bütündür. Nasıl ki namaz, oruç ve diğer ibadetler dinin bir parçasıysa ahlaki emirler de bir parçasıdır.

Gıybet etmemek, yalan konuşmamak, helalinden rızık kazanmak gibi emir ve yasakların namaz emrinden hiç farkı yoktur. Bunu isteyen Rabbimizdir ve Peygamber Efendimiz (s.a.v) vasıtasıyla bizlere bildirmiştir. Bu yüzden namaz kılarak ama aynı zamanda gıybet, yalan, hilekarlık yaparak iyi mü’min olunmaz. Günümüz Müslümanlarının en büyük imtihanlarından birisi olan harama bakmakla da iyi kul olunmaz.

İşimizin gerçekten zor olduğunun hepimiz farkındayız. Günümüzde İslam’ı yaşamak önceki dönemlere göre belki çok daha zor. Önceden harama düşürecek yollar sınırlıydı ve sadece yüz yüze iletişimle mümkün olabiliyordu. Günümüzde ise durum çok değişti. İnternet, televizyon, caddeler sokaklar, AVM’leri,  gazete ve dergiler insanın gönül ve zihin dünyasına, ahlakına olumsuz etkiler yapan pek çok unsur içermektedir. Bunların insana verdiği zarar önceki dönemlerle kıyaslanamaz. 

Günümüzde medyanın ve sanal alemin etkisi yirmi dört saat boyunca devam etmektedir. Öğrenciler akıllı cep telefonlarınının ekranından  sabaha kadar ayrılamıyor. Okula uykusuz gidiyorlar dersleri anlamıyorlar. Başarı da düşüyor.

Haramlardan korunmak için millet ve devlet olarak ciddi çalışmalıyız. Başta hanımlar kendilerine çeki düzen vermeli. Tükettiğimiz gıdalarında mahiyetine dikkat etmeliyiz.

Kaynak: http://www.risaleajans.com/gundem/haramlar-hafiza-kaybina-neden-oluyor

Hakkında Harzemşah

Harzemşah
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya? NFK