Çarşamba , 19 Aralık 2018
Son Haberler

Tüm Dünyada Tek Bir Standarta Doğru…

Yaklaşık yüz yıldan beri küresel ekonominin  batı kaynaklı merkezler tarafından kontral edilir durumakuresel1 geldiği  inkar edilemez bir gerçektir. Teknoloji ve teknolojinin kullanımı ile elde edilen üretim araçları ve tüm üretimler de ister istemez aynı merkezlerin kontrolu altına girmiştir.

Batı ise oldum olası düştüğü inkârcı ve materyalist bataklıktan kendini kurtarmak yerine bütün insanlığı aynı bataklığa düşürme içerisinde kalmayı tercih etmiştir. Batı aynı zamanda belli etmeden tahakkümcüdür, çeşitli baskı unsurlarını kullanarak tüm toplumları kontrol etmeye çalışır. Ancak batının bu insanları tutsak eden sistemi yer yer alarm vermeye başlamış, toplumlar bağımsız olma yolunda önemli mesafeler katetmiştir.

İki milyarlık İslam alemi de artık uyanıyor! Batının bir gece baskını ile taktığı prangaları bir bir kırıp atıyor. Sahip olduğu hayat nizamının nimetlerini bütün insanlık alemine sunmaya hazırlanıyor. Bu nimetlerin genel adı ‘HELAL VETAYYİB YAŞAM SİSTEMİ’dir ve bu sistemin en başında ise ‘HELAL VE TAYYİB GIDA’ yeralmaktadır. Bu sebeple kendilerini Yeni Dünya Nizamını kurmakla görevlendirmiş olan nesiller bütün insanlığı öncelikle ‘HELAL VE TAYYİB GIDA SİSTEMİ’ne kavuşturmak zorundadırlar.

Bunun için bütün üretim kaynaklarını, bütün üretim proses ve teknolojilerini yeniden dizayn etmekle mükellef olmalıdırlar. Tohumdan embiryona, çiftlikten sofraya kadar devam edecek sürecin her adımının helal ve tayyib damgası ile kontroldan geçmesi kaçınılmazdır. Bu gerekçe ile 50 yıl önce yola çıkan Müslümanlar artık tüm dünyada Helal Sertifikalı ürün arayışına girmiş bulunmaktadır. Bu arayışa cevap verebilmek için dünyanın çeşitli yörelerinde ürünleri İslama göre inceleyip uygun olanları belgelendirmek üzere faaliyet gösteren yüzlerce sertifika kurumu oluştu. Ancak bu kurumların farklı standartlar, farklı logolar kullanması, üstelik bazılarının çıkar ilişkili uygulamalar yapması toplumda ve üreticilerde tereddütler ve tedirginlikler oluşturmuştur.

Bu işi bir hizmet olarak yürütmek isteyen kurumlar uluslararası platformda arayışlara girmişler ve kendileri gibi düşünen kurumlarla işbirliği imkânlarını bulmaya çalışmışlar. Bu arayış çalışmalarından bir tanesi ve belki de en büyüğü olan, WHC çatı kuruluşunu oluşturmuşlar.

GİMDES 7 yıldır bu çatı kuruluşu ile ilişkilerini sürdürmektedir. 2008-2014 yılları arasında  gerçekleştirmiş  olduğu uluslar arası 7 konferansta gündeme getirdiği tek bir standartta buluşma fikri de önemli bir yankı buldu. Bu toplantılarda Malezya, Endonezya, Singapur, Avustralya, Mısır, ABD, Hollanda, Belçika, Brezilya, Çin, Japonya, Tayland, İngiltere, Filipinler, Hindistan, Türkiye, Güney Afrika, Viktorya, Almanya, Kanada, Pakistan, Tunus, Kazakistan, Tataristan, Moskova, Azerbeycan, Dağıstan gibi ülkeler katıldı.

600 yıl İslam Ümmetine sahiplik, ağabeylik hizmetini yüklenen, inkarcı batının da jandarmalığını yapan Osmanlının bir zayıf anında emperyalist batının bir gece baskını ile darmadağan olduktan sonra en ince damarlarına kadar enjekte edilen milliyetçilik ve dinsizlik zehirleri ile paramparça edilen koca imparatorluğun yerinde hasta, mecalsiz, birbirini yiyen insan güruhları meydana getirildi. Bu böyle devam edemezdi. Bu şerefli ve vakur ümmetin içinde henüz herşeyini kaybetmemiş iman sahibi insanlar yer yer üzerlerindeki ölü topraklarını atarak ümmete sahip olmanın şuurunu ortaya koydular. 50 yıldır hergeçen gün daha da güçlenerek büyüyen bu nesil, kurulacak yeni dünya nizamının da öncüleri olacaktır.

Öyle görünüyor ki, bu yeni nizamın kuruluş merkezi yine bu topraklarda olacaktır. Bu bir şereftir, Ancak hiçbir şeref bedelsiz kazanılmıyor. Bütün ümmetin dertlerini kendi derdi gibi sahiplenmek zorundadır. Ne mutlu! bu şerefe nail olmak için yarışan imanlı nesillere…

Hakkında Hüseyin Kâmi Büyüközer

Hüseyin Kâmi Büyüközer
GİMDES Başkanı