Çarşamba , 19 Aralık 2018
Son Haberler

Örnek İslam Nesli Helal Lokmasız Olmaz!

Mukaddes Emaneti Ne Yaptınız!..sorusuna hepimiz muhatabız.

Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

Modern hayat diye bize dayatılan yaşam tarzının batının emperyalist bir kültür ürünü olduğunu ve bize ancak kan, gözyaşı, zillet ve esaret getirdiğini artık görmeliyiz ve özellikle beslenme biçimimiz ve tüketimimiz konularında kendi kültür değerlerimize dönüp, onlara sahip çıkmalıyız. Bugüne kadar batının bu kültür emperyalizmine körü körüne uymaya çalışarak gençlerimizi yanlış yönde yetiştirdiğimizi artık fark etmeliyiz ve bunun pişmanlığını duymalıyız. Bütün ümmeti kucaklayan bir kardeşlik iklimini hep beraber oluşturmalıyız.

Bugün günlük hayatımıza musallat olan Gayr-i Müslim mutfağı yaşadığımız yüzyılda bedensel problemlerin yanında, ruhi bunalım, fikri karışıklık, ahlaki depresyon oluşturarak bireysel ve toplumsal yaşantımızı altüst etmiştir. Yüz yıldır, biz Müslümanlar da dahil olmak üzere tüm insanlık batı Modernitesi’nin adeta kölesi haline geldi. Kendilerine lezzet veren şeye yöneldiler, sonrasını düşünmediler. Hatta damak tadı peşindeki bu hallerini savunmaya ve kendilerini haklı göstermeye çalıştılar. Ve bizler, Müslümanlar olarak bu moderniteyi  hayatımızda içselleştirdik. Bunun neticesinde üreticiler, tüketen toplumun İslami kaygılarını değil, damak tadını ve heveslerini hedef aldılar. Yeni dünya düzeninde bu karışıklığa son vermek için helal bir yaşamın gerekliliklerini bilen, Müslümanca yaşamanın, gıda tüketiminde de İslami kuralların şuurunda olan bir nesil ile bu karmaşık yapıdan kurtulacağımızı ümid etmek istiyoruz.

Neden Helal Lokmayı Terk Ettik?

Haram ve helal kelimeleri modernitenin işine gelmediğinden bunları hayatımızın her anında silinir duruma getirdiler. Bilgi kirliliği adeta hafızalarımızı çöplüğe çevirdiğinden insanlar faydalı bilgiden mahrum kaldılar. Bu konuda bilhassa çocuklarımızı, gençlerimizi, hanımlarımızı hedef aldılar. Kolalarla, Enerji içecekleri ile, cipslerle, yumuşak şekerlerle beyinlerimizi ve kalplerimizi satın almaya çalıştılar. Sorumsuz, inandığı değerlerden habersiz nesillerin temellerini yüzyıl öncesinden attılar. Bugün ümmetçe düştüğümüz zilletlerin temelinde bilgisiz bir topluma dönüşmüş olmamız yatmaktadır. Düşüncemizde, davranışlarımızda ve hareketlerimizde İslami ölçüleri referans olarak almak zorunda bulunduğumuz halde; bilgisizlik ve doğru bilgiyi araştırmada gösterdiğimiz tembellik, günlük hayatımızın her kademesinde, başta tükettiğimiz gıdalarımız olmak üzere, karşılaştığımız olaylarda bilinçsiz, yanlış ve İslami ölçülerin dışında tepkiler vermemize neden olmuştur.

Batı Modernitesi, silahla, silahla ulaşamadığı yerlere ekonomi ile, ekonomi ile ulaşamadığı yerlere sapık fikirlerle, moda ile, yiyeceklerle, içeceklerle, kozmetikle, ilaçla, turizmle, teknik ile girmeyi başarmıştır. Fakat, batının şeytanla kurduğu güçlü ittifakının artık kırılma zamanı gelmiştir. Bu nasıl mı olacak; tükettiğimiz gıdalarımız başta olmak üzere hayatımızın her anında helalleri tercihimizle ve helal lokma bilincinde nesiller yetiştirerek bu kötü ortamdan kurtulacağız.

Yakın tarihimize baktığımızda Mehmetçik cihad şuuru ve şehadet özlemi ve Allah’a olan imanı ile Çanakkale’de makûs talihimizi yendi, aynı zamanda batının teknolojik üstünlüğünü de boşa çıkartı. Bu savaş silahla iman gücünün çarpışması idi. Birinin en büyük kozu askeri gücü, diğerinin en büyük gücü ve sığınağı ise imanı idi. Bugün ise, İslâm dünyasının içinde bulunduğu acı tablo yürekler burkuyor. İşgal, kan, gözyaşı, yağmalamalar, işkenceler, değerlerin yok edilmesi ve yaşam tarzı dayatmaları karşısında ihtiyaç duyulan ruh, bundan yüz yıl önce, Bağdat’tan, Selanik’ten, Mekke’den, Filipinler’den, Bakü’den, Süleymaniye’den, Tunus’tan ve daha birçok İslâm diyarından gelerek dini uğruna gençliğini Allah yolunda şehadet yolunda harcayan neslin Ruhu’dur. Bugün en çok bu ruha ihtiyacımız bulunmaktadır. Dün Çanakkale’yi geçmek isteyenler, bugün sanki intikam alırcasına boğazımıza zerk ettiği haram kaynaklı ürünler ile nesillerimizi tahrip ettiler. Bundan dolayı ne yediğini merak etmeyen helal lokmaya duyarsız nesiller ortaya çıktı. Ümmetin tek kurtuluş yolu yeniden helal yaşantıya dönmesidir. Bu helal yaşantının en önemli halkası ise helal lokma şuurudur.

Çocuklarımız, Müslüman anne ve babalardan bir heyecan, bir telaş ve bir sevinç yoğunluğu içerisinde doğuyor. El bebek gül bebek büyütme yolunda koşuştururken bir bakıyorsunuz, biraz anne ve babanın dikkatsizliği, biraz da çevremizdeki toplumun telkinleri, baskıları sonucunda nesillerimizi eritmek ve istediği kalıba dökmek için düşünülmüş yaldızlı, neon lambalı kurulu düzenin içine düşüveriyor. Bu bataklıkta istikbalimizin güvencesi olarak gördüğümüz çocuklarımız ve gençlerimiz onlar için planlanmış reklamlarla, fast food yiyeceklerle, alkollü içeceklerle beyinleri uyuşturuluyor ruh ve bedenleri türlü hastalıklarla çürütülüyor. Bu eritme faaliyetleri için beslenme modeli başta olmak üzere oyuncaklar, çizgi filmler, videolar, yarışmalar, oyunlar ve televizyon, radyo, dergi, internet kulüpleri gibi birçok enstrüman  kullanılıyor. Yani tam anlamı ile bir nesil beyin yıkaması.Televizyonlarda reklamların önemli bir kısmı çocuklara ve gençlere yönelik. Ama bu çabaların karşılığını da alıyorlar, hem çocuklarımızı, gençlerimizi bizden alıyorlar hem kârlarına kâr katıyorlar. Bu zehirli ürünler her markette, bakkalda, büfede, okullardaki kantinlerde, istasyonlardaki makinelerde serbestçe satılıyor. Hem de Tarım ve Hayvancılık bakanlığının izni ile. Halbuki bütün bu ürünler farkında olmadan bağımlılık yapıyor ve zevk alma(Hedonizm) duygusunu tahrik ederek vücuda zarar veriyorlar.

Son Söz

Yeni dünya düzeni ancak helal temeller üzerinde yükselecektir. Bu yükseliş ise şuurlu nesiller ile gerçekleşecektir. Özellikle de Helal Hayat, Helal lokma, Helal üretim,Helal tüketim şuurunda olan bir nesil, yeni dünya düzenin İslamsız gerçekleşemeyeceğini bütün insanlığa gösterecektir. GİMDES olarak gönüllü gençlik çalışmalarımızda hedefimizde şairin dediği gibi; “Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!”  şuurunda bir gençlik  bekliyoruz. Bizim nesillerimize vermemiz gereken şuuru aşağıdaki satırlar ile özetliyoruz.

HELAL LOKMA İÇİN YOLLARDAYIZ

HELAL LOKMA’nın olmazsa olmazlığını Sen bildirdin Kitabında

Resulün ise en güzel armağan ve bulunmaz örnektir bize

Bize lutfettiğin  imanımızı yeniden kurtarmak istiyoruz

Bunun HELAL LOKMA’dan geçtiğini artık biliyoruz

İki milyar işte yeniden uyanıyoruz Senin yolunda yürümek için

İslamın gururunu ve güzelliklerini sinemizde simgeleştirmek için

Azimle, inançla ayağa kalktık dimdik, işte ayaktayız ve yürüyoruz

Öze dönüş ve HELAL’i benliğimize nakşetmek için yollardayız

HELAL LOKMA öze dönüşümüzün ve dirilişimizin simgesidir artık

Her yerde, her şeyde kaybettiğimiz HELAL’lerimizi arıyoruz

Bu bir yeniden diriliştir yüreklerimizde ve insanlığımızın önderliğinde

Bu diriliş, bu öze dönüş bir muştudur yeni asırlara, yeni zamanlara

Enestü bezminde verdiğimiz ahdimize dönmek üzere yollardayız

Yalancı yol göstericilere, sahte fetvacılara dur dedik bütün benliğimizle

Senin muttaki kul olma övgüne nail olabilmek için yollardayız

Yüz yıldır ifa edemediğimiz görevimiz için bizi af eyle Rabbimiz

İşte pişmanlıklarımızla yeniden huzurundayız ve döküldük yollarına

Sabır dök üzerimize, bize acı, güçlendir yüreklerimizi bu çetin davada

Bizleri afeyle, HELAL LOKMA’nın önemini geç farkedebldiğimiz için

Bugüne dek bu görevi ifa etmediğimiz için bizleri merhametinle bağışla

İnsanlık düşmanlarının sunduğu fıtratı değiştirilmiş ürünleri istemiyoruz artık

Senin Haram kıldığın maddeleri içeren ürünleri ayaklarımızın altına attık

GİMDES’in ihlaslı önderliğinde geleceğe, güzel günlere umutla baktık

HELAL’i istiyoruz, HELAL’le barışmak istiyoruz, HELAL’le yaşamak istiyoruz

Hakkında Hüseyin Kâmi Büyüközer

Hüseyin Kâmi Büyüközer
GİMDES Başkanı