Perşembe , 18 Ocak 2018
Son Haberler

Etiket de Yazanlar Doğru, Yeterli ve Güvenilir mi?

👉Helal ve Sağlıklı Yaşama Gayretimizi Abartı Bulanlara Türk Gıda Kodeksinden Cevap: ⤵

Bazen birilerini inandırmakta zorlandığınız oldu mu? Baklavada insan ve hayvan kılından elde edilebilen sisteinin, dondurma ve krem şantilerde jelatininin, sakızda lastik parçalarının olduğunu söylediğinizde ya da meyve suları jelatinle durultuluyor dediğinizde… Abartma yahu! Hem etiketi okudum öyle birşey yazmıyordu. Hatta domuz ve domuz mamülleri içermez yazıyordu, laflarına maruz kaldınız mı? Öyleyse bu paylaşım tam onlara cevap niteliğinde…

Aşağıdaki resim Türk Gıda Kodeksi’nin Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliğinden bir  kesittir.

Aşağıdakiler gıda katkı maddesi olarak değerlendirilmezler:

a) Monosakkaritlerdisakkaritler veya oligosakkaritler ve tatlandırma özelliklerinden dolayı kullanılmış olan bu maddeleri içeren gıdalar,
b) Bileşik gıdaların üretiminde; aromatik, çeşni verici veya besleyici özellikleri ile birlikte ikincil olarak renklendirici etkileri nedeniyle kullanılan, aroma vericiler de dahil olmak üzere kurutulmuş veya konsantre formdaki gıdalar,
c) Gıdalarla birlikte tüketilmesi amaçlanmayan ve gıdanın bir parçası olmayan sarma veya kaplama malzemelerinde kullanılan maddeler,
ç) Pektin içeren maddeler ve kurutulmuş elma posası veya turunçgillerin veya ayvaların kabuğundan veya bunların karışımından, seyreltik asit muamelesini takiben sodyum ve potasyum tuzları ile kısmi nötralizasyon sonucu elde edilen türev maddeler (sıvı pektin),
d) Sakız mayaları,
e) Beyaz veya sarı dekstrin, kavrulmuş veya dekstrine edilmiş nişasta, asit veya alkali muamelesi ile modifiyeedilmiş nişasta, ağartılmış nişasta, fiziksel olarak modifiye edilmiş nişasta ve amilolitik enzimlerle muamele edilmiş nişasta,
f) Amonyum klorür,
g) Kan plazması, yenilebilir jelatin, protein hidrolizatları ve bunların tuzları, süt proteini ve gluten,
ğ) Glutamik asit, glisinsistein, sistin ve bunların teknolojik fonksiyonu olmayan tuzları dışındaki aminoasitler ve tuzları,
h) Kazeinatlar ve kazein,
ı) İnülin.

Daha detaylı ve orjinal metin için tıklayabilirsiniz.

Bakalım meşhur tebliğimizin katkı maddesi sınıfında görmeyip gıdalarımıza konuldukları takdirde, etikette belirtilmeleri gerekmeyen katkılar nelermiş?

Gıdalarımıza konulması yasak olmayıp, katkı maddesi olarak dahi belirtilmesi gerekmeyen bu katkıları yakından inceleyelim.

Kan plazması (Kan bildiğiniz üzere haramlar sınıfındadır. Herhangi bir amaçla kan plazmasının gıdalarımıza eklenmesi halinde durumdan haberdar olmayacağımız aşikar, çünkü kullanırlarsa bize belirtmek zorunda değiller! Ne kanı olduğunu düşünmek dahi istemiyorum).

Sistein (İnsan ve hayvan tüylerinden elde edilebiliyor. Şekillendirme ajanı olduğu için birçok bisküvi ve krakerde, unlu mamülde, baklava ve böreklerde, bunların yufkalarında veya baklavalık-böreklik unlarda bulunabiliyor, pek tabi kullanılması takdirinde etikette belirtilmesine de gerek olmayanlar kategorisinde, dolayısıyla köyde marketten alınmış baklavalık sertifikasız unla yapılan kışlık yufkalar bile kategoride kalıyor)!

Yenilebilir Jelatin (Şimdi kimse etiketinde yazmamışlar diyerek dondurma, pasta, sütlü tatlı, krem şanti, pasta malzemesi ve meyve suyu vs. niçin tüketmemeli daha net ortaya çıkıyor, kullandılarsa da belirtmek zorunda değiller, zaten şeker hamurunun neredeyse olmazsa olmazı, meyve suyunda ise durultma ajanı olduğu için zaten belirtmek zorunluluğu birkez daha kalkıyor, üstelik ilgili kodekste üretimi de yasal)…

Protein hidrolizatları ve aminoasitler (Elbette ki hayvansal proteinlerin de bu kategoride olma riski vardır, zira hayvansal protein ve aminoasitlerin bitki ve mikroorganizmalardan üretimi kısmen mümkün, kısmense olanaksız olabilmektedir. Sporcu gıdalarındaki ve bebek ürünlerindeki aminoasit ve takviyelerin de hayvansal olma açısından riskinin büyük olduğunu burada özellikle zikretmekte fayda var).

Aroma verici demek, çözünmesinde etil alkol kullanılmış olabilir anlamını da beraberinde getirmektedir.

Sakız Mayası, bunun tanımını sizin için tam anlamıyla yapmak isterim: Yine Türk Gıda Kodeksimizin Sakız Tebliği; sakız mayasını şöyle tanımlıyor.⤵

Sakız mayası; gıdaya uygun elastomer, reçine, vinil polimer, parafin,
mikrokristalize vaks, bitkisel yağ ve izin verilen katkı maddeleri ile tekniğine uygunolarak hazırlanan ürünleri ifade etmektedir.

Bir saniye durmalı ve düşünmelisiniz:
Tam olarak sakızda neler varmış? Üstelik de sakız mayası diye etikete yazmalarına bile gerek yokmuş! Öyleyse neymiş, etikette plastik yazmamışlar diye, “sakızda plastik mi varmış, hadi canımmm” deyip çiğnemek yokmuş.

Bir katkı maddesinin içerikte yazmaması, etikette bulunmaması veya birçoklarının deyimiyle ülkeyi Müslümanların yönetmesi veya ülkede Müslümanların çoğunlukta olması, ürünlerin hiçbirini sağlıklı ve helal yapmamaktadır. Hatta ürünlerin hammaddeleri yurtdışından geldiği sürece, bu hammaddelerin Türkiye’de karıştırılıp Türk Malı damgasını alması ve burada üretilmesi de bir anlam ifade etmemektedir. Çünkü kodeksimiz, Avrupa ve Amerika Kodekslerini baz alarak hazırlandığı için, bizim hassasiyetlerimiz göz önünde bulundurulmamaktadır. Örneğin kodekste alkolsüz içeceklerde litrede 3 grama kadar etil alkol ilavesine müsade edilmekte ve etikette belirtilmemesi gerekmemekte, bu necaset karıştırılmış içeceklere de alkolsüz denerek, soğuk çay, alkolsüz gazlı içecek,  portakallı içecek, meyveli süt, vs. gibi isimlerle rahatça soframıza girebilmektedir.

Üstelik gene kodeksler incelenirse, ağır metallerden pestisit kalıntılarına, küf toksinlerinden antibiyotiklere kadar ürünlere bir miktar bulaşının girmesine izin verilmektedir. Bu da ürünün etiketlerinde elbette ki belirtilmiyor…

Ne yazık ki Kodekste de bizlere uygun değişikliklere gidilmemektedir. Zira Amerika veya Avrupa bir katkı maddesini yasaklamadıkça, zararlı olduğu kanıtlansa da Türkiye de yasaklamıyor. Bu taklitçilikten ülke politikası gereği vazgeçilmesini ve daha güvenilir gıdalarla beslenmeyi talep etmeliyiz. Yetkililer de bu konuda hassas olmalılar.

Şu şartlar altında muteber bir sertifikalandırma kuruluşundan sertifikalandırılmamış ürünlerimizin, Türk Gıda Kodeksine uygun hazırlanmıştır ibaresine uyması, helaliyete ve/veya sağlığa önem veren bir birey için hiçbir anlam ifade etmemektedir. Üstelik sakız gibi, sucuk, salam, sosis, margarin, gazlı içecek, cips, kraker, bisküvi, meyveli süt, rengarenk pastalar vb. gibi birçok gıdayı ellerimizle çocuklarımıza yedirirken, bir kez daha düşünmek zorundayız.

Allah bu cihatta ayaklarımızı sabit kılsın.

Doğrusunu Allah bilir. Duamız odur ki; bize de öğretir.