Çarşamba , 19 Aralık 2018
Son Haberler

Helal Gıdaya Başlangıç İçin 7 Önemli Tavsiye!

1. Helal tüketim keyfiyet değil mükellefiyettir.
Öncelikle her tüketicinin helal gıdanın önemine, bunun İslâm’ın kesin bir emri olduğuna inanması ve bu konuda bir arayış içinde olması gerekir. Yani iş öncelikle zihinde hâlledilmelidir ki bu davranışlara da yansısın.

2. Katkı maddeleriyle ilgili yeterince bilgi sahibi olunmalıdır.Helal gıda arayışında şuurlu hareket edilmelidir. Bunun için de, öncelikle İslâm’da helal ve haram kılınan gıdaların neler olduğunun sonra da bunların günümüzde nasıl kullanıldığının bilinmesi gerekir. İslâm’ın haram kıldığı gıdalar bellidir ve bunların sayısı da azdır. Ancak dinimizde haram kılınan alkol, domuz, kan ve helal olduğu halde islami usulle kesilmediği için murdar olan hayvan günümüzde pek çok endüstriyel ürünün üretilmesinde hammadde olarak kullanılmaktadır. Mesela domuzun, yağı, midesi, pankreası gibi neredeyse her bir organından ayrı bir gıda katkı maddesi yapılmaktadır. Mesela insan saçı ve domuz kılından elde edilen sistein, domuz deri ve kemiklerinden elde edilen jelatin, böceklerden elde edilen karmin ve şellak adlı katkı maddeleri üretilmektedir. Ve bunlar gibi daha nice katkı maddesi vardır. Hâl böyle olunca, haram lokmanın midesine girmesini istemeyen Müslümanların da bu konuda bilgisini artırarak şuurlu hareket etmekten başka çaresi yoktur.

3. Müslümanların birinci tercihi ucuzluk değil, helallik olmalıdır.Müslümanların birinci tercihi ucuzluk değil, helâllik olmalıdır. Müslüman önüne her geleni tüketmemeli ve boğazında “kırmızı ışık” olmalıdır. Muhakkak helal sertifikalı markalar seçilmelidir. Bu markette de, misafir olunan evde de uygulanmalıdır. Zorunlu ve keyfi olanlar diye iki ayrı liste üzerinden gıda tüketilmeli. Çikolata ile ekmek aynı kefeye koyulmamalı, peynir ile sos ihtiyacı aynı görülmemeli. Zaruri olanlarda Allah’ın affına ve rahmetine sığınma hakkımız vardır. Zorunlu olanlar en titiz şekilde tüketilmeli. Keyfi tüketilen herşeyde de mutlaka şüpheliden kaçınmalı ve bu konuda asla tavize yanaşılmamalıdır.

4. Üzerinde helal yazan her şey gerçekten helal demek değildir.Katkı maddeleri hakkında bilgi sahibi olunmalı ve etiket okuma alışkanlığı kazanılmalıdır. “Müslüman bir ülkede yaşıyoruz, zaten her şey helal” rahatlığından kurtulmalı ve market raflarında ele geçen her ürün alınmamalı, kesinlikle araştırılma yapılmalıdır. Her insan araştırıp sorgulamamasına ve dikkatsizlik katsayısına göre o oranda şüpheli ve hatta haram gıda yemektedir. Müslüman bir ülkede yaşasak da gıda üreticilerinin hepsinin şuurlu bir Müslüman hassasiyetinde  olmadığı veya katkı maddelerimizin Müslüman olmayan ülkelerden ithal edildiği unutulmamalıdır. Mümkün olduğu kadar endüstriyel gıdalar yerine, doğal olanlar veya helal sertifikalı gıdalar tercih edilmelidir. Çünkü renklendirmek, raf ömrünü uzatmak, tatlandırmak, kıvamını arttırmak, homojenleştirmek vb. gayelerle endüstriyel gıdaların içine birçok katkı maddesi ilâve edilmekte ve bunların büyük bir kısmı sağlığımız ve inancımız açısından risk oluşturmaktadır. Etiketlerde de içeriğin %100 doğru yazılmadığını bilmeli ve güvenilir bir sertifikaya sahip ürünler tercih edilmelidir. Helal sertifika konusunda dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, üzerinde helal yazan her şey helal değildir, her sertifikalama kurumu da gerçek helal sertifikalama kurumu değildir. Bugün alkole, karmin böcek boyasına ve hatta domuz etine bile helal(!) sertifika veren kurumlar vardır. Dolayısıyla sertifika veren kurumların standartlarını ve dini hassasiyetlerini de çok iyi araştırmalıyız ve kalbimizin mutmain olduğu bir kuruma güvenmek zorundayız.

5. Haydi helal eller, tuşlara!5- Tüketiciler, eğer ürün alırken içine katılan bazı katkı maddelerinden şüphelenirlerse, bunu gerek mail göndererek gerekse telefon açarak üreticilere sormalıdırlar. Tüketicilerin böyle bir şuurla hareket etmeleri ister istemez üreticileri de belli konularda hassas olmaya zorlayacaktır. Helal sertifikalı ürünlerin az olmasının bir sebebi her önüne gelene sertifika vermesi, bir sebebi de tüketicilerin firmalardan sertifika talep etmemesidir. Bir düşünün, sertifikasız bir ürün olduğu halde herkes güvenip alıyorsa, satışlarında azalma olmuyorsa ve tüketiciler de sertifika talep etmiyorsa firmalar niye kendilerini zahmete sokup sertifika alsın ki? En basitinden, bir çanta veya ayakkabı için kaç mağaza dolaştığınızı hatırlayın. İbadetlerinizi, dualarınızı, karekterinizi ve dolayısıyla ahiretinizi etkileyecek gıdaların çanta ve ayakkabı kadar da değeri yok mu?

6. Sertifikasız tavuk eti asla tüketilmemeli.Hiç şüphesiz günümüzde Müslümanların gıda konusunda en çok sıkıntı yaşadıkları alanların başında et ürünleri gelmektedir. İslâm, başta domuz olmak üzere bazı hayvanların etini haram kılmış, eti helâl olan hayvanlar için de belli bir kesim usulü getirmiştir. Buna göre hayvanı kesecek kimse Müslüman olmalı, kesimden önce besmele çekmeli ve hayvanı “boğazlama usulüyle” kesmelidir. Aksi takdirde hayvan murdar olmuş sayılır. Ancak ülkemizde kesilen hayvanların tamamının böyle bir hassasiyetle kesildiğini söylemek oldukça zordur. O hâlde Müslümanlar, mümkün olduğu kadar aldıkları et ve et ürünlerinin helâl olup olmadığını araştırmalıdırlar. Özellikle tavuk kesiminde makineli kesim yaygın olarak kullanıldığı ve makineli kesimin de caiz olmayışı sebebiyle Gİ̇MDES sertifikasız tavuk eti asla tüketilmemelidir.

7. Sana şüphe vereni bırak, şüphe vermeyene bakDünyanın bir imtihan yeri olması sebebiyle dinimiz bazı gıdaları insanlara haram kılmış ve Kur’ân ve sünnette helâl ve haram olan yiyecek ve içeceklerin neler olduğunu açıklamıştır. Fakat kesin haram veya helâl olduğu anlaşılamayan şüpheli bir alan da vardır ki, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): “Helâl de bellidir haram da; ancak bu ikisinin arasında, ikisine de benzeyen bir kısım şüpheli şeyler vardır ki, insanların çoğu bunları bilemez, ayırt edemez. Bu şüpheli şeylerden sakınan insan dinini, ırzını ve haysiyetini korumuş olur.” buyurarak bu alana yaklaşmamamızı istemiştir. Bu yüzden özellikle şüpheli gıdaların oldukça fazla olduğu günümüzde, Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu hadisiyle amel etmek son derece önemlidir. Sana şüphe vereni bırak, şüphe vermeyene bak.

Özetle günümüzde Müslümanlar boğazlarından midelerine inecek her bir gıdaya vize sormalı ve yediklerinin helâl olup olmadığına dikkat etmelidirler. Yiyecek ve içeceklerimizde ihtiyatlı ve hassas hareket etmek inancımızın bir gereği olarak görülmelidir. Niyetiniz ve fiilleriniz helal gıda eksenli olduktan sonra Allah’ın bu çetin imtihanı kolaylaştıracak sebepler var ettiğini iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

Hakkında Neriman Sivrikaya

Neriman Sivrikaya
Nam-ı diğer Sekizinci Renk GİMDES Helal Gıda Gönüllüsü Marmara Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği